حَلَمَ {[ُحُلْماً]}
Examples
  • "Rüya görmektesin."
    أنتِ تحلمين
  • Artık rüya görmek yok
    لن أحلم ثانية أبداً
  • Artık rüya görmek istemiyorum.
    لا أريد أن أحلم ثانيةً
  • Sadece rüya görmek istiyorum.
    أردت أن أحلم
  • Rüya görmekten mi korkuyorsun?
    هل انت قلقه عن ما يمكنك ان تحلمى به ؟
  • Uyuyup rüya görmek için
    حان الوقت لليلة هانئة
  • Muhtemelen rüya görmek için.
    بالمصادفة على الحلم
  • Artık rüya görmek yok
    لن أحلم مرة أخري
  • Rüya görmekten yoksundurlar.
    ...غير قادرة على الأحلام
  • "Uyumak, rüya görmek belki de. "
    يناموا مع أحلامهم